
- BODRUM

15 °C - İZMİR

12 °C - ANKARA

7 °C - İSTANBUL

15 °C - ADANA

14 °C - ANTALYA

15 °C
- Acil, Afet ve Yardım toplama merkezi.
- Bodrum' dan Van' a yardım yağıyor.
- Bodrum belediyesinden yardım kampanyası.
- 15 Yıldır girilemeyen PKK kampı yerle bir!
- Kaddafi' yi kim öldürdü?
- OLTAYA TAKILAN BOMBA YARIN ÇIKARILACAK
- Yeni Meclis'in beşte biri hukukçu
- Piyasalar için çıkabilecek en iyi sonuç
- Generalin ajandası, Balyoz sanıklarının savunmasını çürüttü
- Haluk Elbede'de Sergi
HÜSEYİN ANIL NE YAZIK Kİ İZ BIRAKAMADI... (24)
HÜSEYİN ANIL
Hüseyin Anıl hiçbir iş yapmadığın ve hiçbir ortak işin olmadığı zaman oldukça zevkli ve ziyaret edilebilir bir dosttur. Bodrum’un yapılandığı şekil aldığı, yapılacak her işin Bodrum’a çok şey verip veya çok şey alacağı yıllardı. O gün de Sayın Hüseyin Anıl hem CHP’nin en ileri geleni hem de bir kanaat önderiydi. Arkasından küçümsenmeyecek bir CHP’li kitle sürüklüyordu. Neyin iyi neyin kötü olduğunu en iyi görenlerden bir tanesiydi. Konuşurken tam bir sosyal demokrat aydınla konuştuğunuzu sanırdınız. Esnaftan geldiği için tam bir halk adamı ve toplumcuydu. Ne zaman ki iş toplumcu teorinin gerektirdiği birlikte çalışma, öndekine destek verme, fedakârlık noktasına gelir işte o zaman imajınızdaki Hüseyin Anıl gider tamamen bireysel ve her olaya kendi açısından bakan bir Hüseyin Anıl gelir. Yöresini düşünen yerel Hüseyin Anıl gider uluslar arası konuları tartışan sonuca varamayan bir Hüseyin Anıl gelir. Yapmak için kolunu dahi kıpırdatmayan Hüseyin Anıl’da inanılmaz güçlü bir yaptırmama, engelleme duvar örme gücü vardır. Ben Hayatımda hiç bu kadar toplumsal birikimi olup ta bireysel davranışları yüzünden hep çelişki içerisinde yaşayan ikinci bir insan görmedim. Onun Bodrum için, toplum için hiçbir konuda ne riske girdiğini ne tavır koyduğunu gördüm. Ama ne zaman İlçe başkanlığı, milletvekilliği çalışması var tüm rakiplerini ezip geçtiğini çok gördüm. Ama hepsi o kadar. Ne adil tartışmayı sever ne de onunla ilgili fikir tartışmasına girer. O hep kendi ekseninde döner. İş yerlerini hep belediyenin mülklerinde açar. En takdir ettiğim yönü bizden çok sonra gazeteciliğe başladı. Manavlıktan gazeteciliğe geçişi takdire şayan bir durum. Bu gün bile yaşayan “YARIMADA” gazetesini kurdu ve hala yaşatıyor. Hüseyin Anıl ne kadar kabul eder bilemem, onun içe dönük mücadele verdiği yıllarda birileri Bodrumu alıp götürdü. Hüseyin Anıl şimdi Bodrum’da yaşam savaşı veren bir konumda. Başarılıysa sadece kutlarım.
HÜSEYİN ANIL İLE BİR KAÇ ANI… (HÜSEYİN ANIL MİLLETVEKİLLİĞİNİ ISKALADI…)
Ben onun bürosuna 50 defa gidersem o çağrılınca ya gelir ya gelmez. Aslında bu huy pek fark edilmese de Cevat Bilkiç dâhil tüm Bodrumlularda var. Kimsenin ihtimal vermediği yıllardı devrin SHP’sine bir milletvekili adayı kurban edilecekti. Ne kimse inandı ne de istek gösterdi. Musa Gökbel ortaya çıkıp öyle bir kampanya yürüttü öyle bir imaj oluşturdu ki kendisini parlamentoda buldu. Böyle bir fırsatı kaçıran Hüseyin Anıl hem Musa Gökbel’e ciddi bir kin duydu hem de her fırsatta kendisi de CHP’den milletvekili olmak için çabaladı durdu. Ne yazık ki Musa’ya gülen şans Hüseyin Anıl’a yüz bile vermedi.
HÜSEYİN ANIL BELEDİYE BAŞKANLIĞINI ISKALADI…
Emin Anter Tuğrul Acar’dan belediye Başkanlığını almak için dört sene yandı tutuştu. Ben dahil herkesten helallik istedi. Hüseyin Anıl’ı birinci sıradan meclis üyeliğine yazmak için Hüseyin Anıl’a defalarca teklif götürdü. Hüseyin Anıl bunu hep ret etti. Bir gün hava alanında karşılaştık. Ve Hüseyin Anıl’a ne var bunda neden kabul edipte kendini göstermiyorsun dediğimde her zaman olduğu gibi niçin olmayacakları sıraladı durdu. Ben de kendisine hata ediyorsun dedim. Derken kimse ummasa da Emin Anter Tuğrul Acar’dan koltuğu geri aldı. Kısa bir müddet sonra da rahmetli oldu. Böylece Mazlum Ağanın iki dönemlik Belediye başkanlığı yolu açılmış oldu. Eğer o dönem de Hüseyin Anıl mecliste olsaydı hiç kimse Hüseyin Anıl’ın önünü kesemezdi. Hüseyin Anıl ikinci defa daha şansını kibrine kurban etti.
HÜSEYİN ANIL CHP’NİN PARTİ MECLİSİNE NEDEN GİREMEZ…
CHP O bitmez tükenmez kurultaylarından bir tanesini yapıyordu. Musa Gökbel, ben ve Hüseyin anıl birlikte yürüyorduk, onlar kongreye gidecek ben de işimin başına. Ayrılmadan önce Hüseyin Anıl’a döndüm ve dedim ki Hüseyin sen CHP’nin hiçbir yerine seçilemezsisin. Durdu ve endişeli gözlerle bana baktı ve neden diye sordu? Baksana Hüseyin şu geçenlere, hepsi kara kuru, şişman ve yarma göbekli, hemen, hemen hiç birsinin ceketi iliklenmiyor, tamamı pırasa bıyıklı, etraflarına bakmak içim boyunlarını bile döndüremiyorlar. Bir de sana bak ceketinin önü ilkli, kınalı saçların var, bıyıkların pırasa değil. Bu kadar benzemezlik seni onlardan iyot gibi ayırıyor. Gülüştük. Ancak yıllar beni doğruladı. Hatırlarımsın Hüseyin bana çocukluğunu ve Bardakçı plajını anlatmıştın. Şimdi anlatacakların var mı?


